SUDA ERİYEN KERPİÇ

Altınoluk dergisi, 1986 – Eylul, Sayı: 007, Sayfa: 018

DERE kenarında yüksek bir duvar vardı. Üstünde de susamış dertli biri. Onu suya ulaştırmayan o duvardı. Halbuki o, su için balık gibi çırpınıyordu. Birdenbire suya bir kerpiç parçası attı. Kerpicin düşmesi ile suyun sesi ona bir hitab gibi geldi. Hem de suyun sesi yârin hitabı gibi tatlı ve lezzetliydi. Öyle ki su sesi dertli adamı üzüm suyu gibi mestetti. O mestlik içinde, su sesinin verdiği safâdan dolayı duvardan kerpiç koparıp koparıp atmaya başladı. Su O’na:

-Bana böyle kerpiç atmaktan sana ne fayda var deyince. Susamış adam şöyle cevap verdi.

– Ey su! bu atıştan benim için iki fayda vardır. Onun için bu atıştan vazgeçmem.

Birincisi: Su sesini işitmektir ki, o susamışlara rebâb dinlemek gibi gelir. Suyun sesi İsrafil’in sûr’u gibidir ki ölüye can verir. O ses bahar vaktindeki gök gürültüsüne benzer ki ondan bağlar ve bahçeler hayat bulur. O ses mahbûsa kurtuluş haberinin aşmasına denktir. Ve o ses Yemen’den Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm’a ulaşan nefes-i rahmâni gibidir ki Peygamber Efendimiz “Ben Yemen tarafından gelen nefes-i Rahmân’ı duyuyorum” buyurmuş bununla Yemen’de bulunan Üveysü -Kareni’ye işaret etmiştir- ve nihâyet o ses şefâat hususunda Ahmed-i Mürsel’in âsîye ulaşan güzel kokusu gibidir.

İkincisi ise: Kopardığım her kerpiç ile duvar alçalıyor, ben de o nisbette sana yani akar suya yaklaşıyorum..

EY şuurlu kimse! Yüksek bir duvardaki kerpiçlerin azalmasından şüphesiz duvar alçalır. Duvarın alçalmasıyla adım adım suya yaklaşılır. Kerpiçlerin kopması vuslatı sağlar. İşte Allah’a secde etmek, o yapışık kerpiçleri koparmaktır ki bununla ancak Hakk’a yakınlık elde edilir. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de: “Secde et ve yaklaş” buyurmuştur.

HİKÂYEDEKİ susamış kimse bir Allah aşığıdır.. Susaması kalbindeki ayrılık ateşidir. Duvar ise onun varlığı ve benliğidir ki visâle, Allah’a ulaşmaya mâni olmaktadır. O varlıktan kerpiç koparılması, o engelin yavaş yavaş ortadan kaldırılması demektir. Varlık duvarından bir kerpiç koparmak, secde edip Hakk’a yaklaşmak demektir. Zirâ Hadis-i Şerifte: “Bir kulun Rabbine en yakın bulunması secde hâlindedir” ve “Allah’a çok çok secde et. Çünkü sen secde ettikçe Cenâb-ı Hak o secde ile seni bir derece yükseltir ve yine o secde ile senden bir hatâyı afveder” buyrulmuştur.

BU toprak vücuddan kurtulmayınca hayât-suyuna eğilmek ondan doya doya içmek imkânı yoktur. Duvar üstünde her kim daha ziyâde susamışsa duvarın taşını ve kerpicini o daha çabuk koparır. (1)

Dipnotlar : (1) Mesnevî Cild: 2, Kitap: 2